Allah’ın huzurunda tek tek hesap vereceğiz ve bu hesabımızda gizli laikliğin içimizden, ailemizden, imanımızdan vuran hesabı da muhakkak olacaktır.
Mescid-i Aksâ’dan önce kendimize bakalım: O bize Mescid-i Aksâ’yı gösterecektir. Nefsi işgal altında olanı özgür Kudüs hürleştiremez. Şehvetlerinin esiri olan, Mescid-i Aksâ hür olsa da köledir.
Kardeşlik, Allah’ın Müslümanlara en büyük nimetidir ama kardeşlik hukukunu yürütebilmek insanoğlunun ilk yaratılan insandan beri en büyük imtihanıdır.
Allah insanın bünyesini dağdan daha da dayanıklı yaratmıştır. Bu sebepledir ki dağlara inseydi o dağları parçalayacak olan Kur’an-ı Kerim Rasulullah'a salallahu aleyhi ve sellem indi ve O da bunu taşıyabildi.
İbadet Allah için yapılan kulluktur. Namaz ile sınırlı değildir, ibadet Allah’ın bizde onun rızası için yaptığımızı görmek istediği her şeyin adıdır.
Sözlükte “hayırlı olanı isteme” anlamına gelen istihare, terim olarak “bir iş veya davranışta Allah katında hayırlı olanı kılınan nafile bir namaz ve dua ile talep etme” manasında kullanılır.
Bilgi veya kültür için değil kalp için okuyacağız. Kalbimiz yumuşayıp rikkate gelsin ve böylece biz değişelim diye okuyacağız.
Biz bu dünya hayatına Allah’ın izni ile tutunacağız, bırakıp gitmek yok. Ama hayatın keyif hayatı olmadığını da bileceğiz, böylece beklentimiz ile realite arasında ezilip gitmeyeceğiz.
Ahmed b. Yusuf es-Seyyid'in "Çağdaş Şüphelerle Mücadele Rehberi" kitabından derlenmiştir.
Dünya imtihanlarla çevrili bir yarış pisti. Ve bütün mesele her koşulda hangi kapıya gideceğini bilmek. Yolu bilmek…