İlim tahsilinde de hayli gayretliydi. Çağındaki bütün âlimlerden faydalanmış ve ilim yolunda dünyevi her şeyi feda etmekten geri durmamıştır. Hatta tahsil uğruna evini bile satmıştır.
Yerleştikleri şehirlere büyük fabrikalar kurarak, Hindistan’ın en ücra köşelerindeki köyleri ticaret zincirlerine ekleyerek dünyanın en büyüğü oldular.
Oysa ezan, dünya dönüp durdukça Müslümanların meskûn olduğu her coğrafyada sürekli okunan çağrının adı değil miydi? Günün her anında yeryüzünden yükselen çağrı! Bu ne büyük bir kudretti!
‘İmam Ahmed’ demek; Resûlullah aleyhisselamın mirasını toplayan adam, mü’minler ile Resûlullah aleyhisselam arasında köprü olmak için feda olmuş bir hayat demektir.
Resûlullah aleyhisselamın halka birebir ders vermesi ve Medine halkının da öğrendiği her şeyi titizlikle uygulaması Fıkıh Usûlü’ne ‘amel-i ehl-i Medine’ kavramının girmesine zemin hazırlamıştır.
İlmihâl kitabı; gerekirse her satırın altını çizerek, notlar tutarak, anlaşılmayan kısımlar işaretlenerek, akla takılan soruları oluşturulan bir soru defterine not ederek okunmalıdır.
Çünkü ilmihâl, hayat kitabı Kur’an’ımızı bile nasıl okumamız gerektiğini öğretir bize.
Cennete girebilmemiz için Rabbimiz, bizden öncekileri sınadığı gibi bizi de sınayacak ve onların gösterdikleri iman samimiyetini bizim de gösterip göstermeyeceğimizi görmek isteyecektir.
Bir arı misali her çiçekten faydalanmak, sürekli yeni ve bir öncekinden daha güzel bir şeyler yapmak istiyoruz fakat başarılı olamıyoruz.
Merhamet duygusuna sahip birey, bilerek kötülük yapamaz. Şefkatli ve merhametli kişilerin iyi aile bireyleri olmaları daha kolaydır.